çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Küçük İbo

14 Eylül 2009 Pazartesi

Hayatta Çaki’den bile korkunç bulduğum tek şey “takım elbise giymiş arabeskçi taklidi yapan erkek çocuğu” dur. Dün çocuklara ruh karartıcı şarkılar söylettikleri bir yetenek yarışmasında gördüm bunlardan bir tanesini. Aynı dakımelbiseli gereksiz ciddi duruş, yapmacık Urfa şivesi, ceketin kollarının azıcık uzun kalması. Sabuha’yı söyledi sanırım. Allahım küçücük bir çocuğun ağlak ağlak Saebuhaa diye bağrındığını düşünebiliyor musunuz? Feci! İbo’nun hala yetişmekte olan nesillerimiz için bir rol model teşkil ettiğini görmek gerçekten hayret verici.
Hamiş: Programdaki bir diğer korkunç unsur ise sunucu Erol Evgin’in peruğudur. Çok sinsi buluyorum kendisini sanki her an düşecek, kayacak da adamcağız rezil olacak diye içten içe geriliyorum. Yazık lan bana yıprandım.
Hamiş2: Bu yazı aslında büyüklerin dünyasına öykünen, çocukluğunu moderniteden dolayı yaşayamayan miniklerimiz filan konulu entel bir yazı olucaktı ama nası bole bişey çıktı anlamadım; kusura bakmayın.

2009 Plaj Modası

12 Temmuz 2009 Pazar

Bildiğiniz gibi Akçay’daki yazlık, geçici istirahatgahımdan sesleniyorum. Günümün çok büyük kısmı sahilde geçiyor. Bu sebeplen yılın pilaj modasından sizi mahrum etmeyeyim dedim.
Bu yılın modası bayanlarda bikini ve astronot kıyafetli sekindeki tesettür mayoları, beylerde haşema, genç erkeklerde de çakma Bilabong şortlar. Ha şamrel şeklindeki kocaman lastiklerle de şık bir aksesuar detayı sağlanmış. Minik yavrılarımızda ise elbette minik sevimli bikini ve mayoları görürken, tesettür tarzı mayolara da rastlamak mümkün. Ne mutlu bize nasıl ki Çernobil patlamasından sonra ülkemiz kansereden kırıldıysa, 10 yıl sonra da bir kuşak raşitizm, kamburluk, osteoporozla uğraşacak.
Plajımızda konuşulan dil Türkçe görünümlü Almanca. O nası oluyo lan derseniz. Mesela örnek cümle şeyedelim “Alp Ereeen , Efe Cankaat zaynın swanyın der ştrasse”. Bu örnek cümlede öncelikle bu isimlerin maalesef gerçek olduğunu belirtmek istiyorum, ikincisi ben Almanca bilmiyorum, ama kadın ne diye bağrındıysa (bağırmak yoluylan iletişim kuruyorlar) çocuktan çok net bir nayn geldi. Kadın “babana sölerim bacaklarını kırar ştrasse” hesabı bişiler söyledi. Veled yine naynladı. Buradaki en önemli nokta devamlı bağırarak iletişim kurmaya çalışmaları ve çok kalabalık olmalı. Aynı anda bir sürü insan yarı Alamanca yarı Türkçe olarak birbirine bağırıyor. Birbirlerini anlayamadıkça daha da yüksek sesle bağırmaya başlıyorlar.
Çocuklardan, minik yavrularımızdan söz açılmışken. Anne ve babalardan bir ricam olacak: Lütfen çocuklarımızı plaja filan getirmeyelim. Plaj onlara göre bir yer değil! Tehlikelerle dolu! Mesela tam yağlanmış güneşlenirken yanından depar atarak geçtikleri abla sinirlenip kafalarını kuma sürtmek suretiylen kıwılcım çıkarmaya çalışabilir. E kum da yumuşak bir materyal olduğundan bu biraz uzun zaman alabilir. Mesela 1 karış suda debelenen minik yavrunuz “anne bah dipten gitçem, annea dipten gitçem, aneeeaa bakmıyosun!” diyerekten bağırdığında lütfen çocuğunuza bakın. Eğer bakmazsanız aynı sinirli abla çocuğunuzun kafasını suya batırarak ne kadar dipten gidebileceğiyle bizzat kendisi ilgilenir. Hatta mümkünse siz de birbirinize bağrınmayın.
Sevgili anneler babalar bilmem anlatabiliyor muyum?