şişmanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şişmanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Değişen Birşey Yok

19 Şubat 2011 Cumartesi

Maalesef şişmanlık maceramın sonuna gelemedim.

6 öğün yiyorum; spora gitmeye çalışıyorum..su, bitki çayı filan içiyorum..İçki içemediğim ve fast food yiyemediğim için kendimi sosyal hayattan soyutlayıp münzevi bir hayat yaşamaya başladım.. Ara öğün, kan şekeri tırı vırı kovalarken tezimi bile bi yana kodum…

Düşünün ki bu aralar girdiğim en sosyal ortam diyetisyenimin bekleme odasıydı; 4 şişman nefret ederek birbirimizi inceleyip hangimizin daha şişman olduğunu anlamaya çalışıyorduk.

Kadın dergilerini karıştırdım, bu baharın trendlerini (camel rengi trençkotun altına renkli etek giyiyormuşuz) ve ona seni seviyorum dedirmenin 22 yolunu öğrendim. Tam sizin ilişkiniz hangi aşk filmini andırıyor testini çözecekken benim sıram geldi. (Neyse ki yanıtı biliyorum “Terminator 2: Judgment Day”).

İçeri girdim güleryüzlü mamafih zalım bir diyetisyenim var. Beni tarttı bu hafta yarım kilo vermişsin dedi, aferin dedi..Kendisine en sevimli halimle önümüzdeki hafta 5 kg vermek için söyleyeceği herhangi bir kimyasalı (legal olsun illegal olsun) kullanabileceğimi belirttim. Acık çukulata yesem dedim..bak şimdi dedi bir madlen çukulata karesini al dedi..evet dedim..4 e böl dedi…evet dedim…bir parçasını al, o minik parçayı damağına yapıştır dedi..em dedi…

EMMEDİM!

TOMBULUM

20 Ekim 2010 Çarşamba
İflah olmaz bir tombulum ben..bu güne kadar yaşadığım hayatımın muhtemelen %55’i öküz gibi yiyip kilo almakla geri kalan kısmısı da onları vermeye çalışmakla geçti, geçiyor ve hatta geçecek gibi gözüküyor. İçtiğim suyun bile yaramasının yanı sıra waffle üstü, ekmek arası ve serbest stilde yediğim nutlellaların, içtiğim biraların ve dahi yanında göçürttüğüm pattiz kızartmaların yağ oranımdaki payı büyük.

Her neyse herkesin “Ay bu scakta da hij bişi yenmiyo annem” muhabbetleri yaptığı yaz mevsimini 7 kg alarak kapattım..”Oha!” dediğinizi duyar gibiyim ama demeyin lan! Bi de beni uzun zamandır görmeyen arkadaşlarıma sesleniyorum; evimde kocaman bir boy aynası bir de dijital tartı var. Noolur beni görür görmez “Ay Simeaan çok kilo almışsın!” demeyin; asabım bozuluyor artık.

Kilomdaki bu konjonktürel dalgalanmalara alışığım aslında; 3 haftadır da diyetteyim. Bana diyet yapmak değil de ekürisi olan egzersizdi spordu her ne bokumsa onları yapmak konuyor. 1 Sene önce yıllık olarak yazıldığım spor salonu üyeliğinim son 4 ayını içimde yarattığı “tekerlek içinde koşan amaçsız hamster” psikolojisi nedeniyle bıraktım. Evde spor yapmaya karar verdim. Torrent sitelerine fat burn, lose weight, pilates filan yazarak bir sürü video indirdim.
Bu egzersiz videoları bana bambaşka dünyaların kapılarını açtı sayın okuyucu. Çok farklı insan türevleri varmış; şimdi sizleri onlarla tanıştırmak istiyorum:

1.Winsor Pilates - Accelerated Fat Burning:



Bu fidyomuzda 50’lerinin ortasında bir teyze, arkasında dans grubu ve kafası güzel davulcularıyla bize moderen dans, ayrobik, pilates kombosu yaptırıyor. Teyzenin yaşına takılmayın egzesizin yarısını geçtikten sonra “yeter laaaan!” diyeceksiniz. Ha bir de dansçılar ve dahi teyze anlamadığım bir şekilde psikopatça gülümsüyor, adeta çektiğiniz acıdan zevk alıyormuş gibi…ya da bana öyle geldi..bide arkadaki esmer hatun göz kırptı sanki bi an…neyse

2.Fat Burnning Workout For Dummies:



Bu fidyodaki eğitmenimiz Arnold abla. Yine saçmasapan hoplamalı zıplamalı bir egzersiz. Bu hatun da adeta çok keyifli bir şey yapıyormuş gibi devamlı gülümsüyor. Yoksa spor keyifli bişi mi lan? Allah muhafaza!

3.Hip Hop Abs:



Artık iyice rasyonellikten ve sportmenlikten uzaklaşıyoruz. Bu videoda zenci bi eleman var; arkada melez dansçı hatunlar filan.. Hip kop yaparaktan zayıflamaya çalışıyoruz. Zenci abi bize sık sık resimde gördüğünüz gibi karın kaslarını açıp gösteriyür. Bu hareketi yaparsanız böyle kaslarınız olur hasabı. İçimden protein tozu almadan dimi hacı, salonda çalıştıktan sonra aynada kendini kesmeden, her sabah 4 yumurta yarım litre süt tüketmeden…oldu canım diyorum.. Ben de en olimpiyat ruhu dolu hislerimlen bakıyorum, inceliyorum. Yoksa ne bakıcam elin herifine…

Bu egzersizleri yaparken ne maymun pozlara girdiğimi burada anlatıp daha fazla kendimi rezil etmek istemiyorum. Halı üzerinde sürünp kendimce pilates yapmaya çalışırken beni gören abim “Hakkaten garip bi insansın lan sen” dedi ve gitti.

Ben imkansız aşklar için yaratılmışım....

31 Mayıs 2009 Pazar

Bu gece sizinle aramda çok uzun bir mesafe olmasa da aslında benden çook uzaklarda olan bir şeyden bahesedeceğim....Onu özlüyorum, o kadar özlüyorum ki sevgili okur bir atı bile özleyebilirim. Biliyorum o çok yakınımda, mutfağımdaki dolapta ama ona erişemiyorum....

O... Fiskobirlik fındık ezmesi... Diyet yapmalıyım...çağırma beni noolur, bihterleşme...


Dün gece rüyamda gördüm hatta..Kocaman bir dilim ekmeğin üstüne sürüp yiyodum seni yanında sıcacık çayımla. Sonra bir dilim bir dilim daha. Ani şeker yüklemesinin beynime doğru yükseldiğini, vücudumu manasız bir enerji ve mutluluğun sardığını hissettim.

Kan ter içinde uyandım...Herşey bir rüyaymış. Kalktım mutfağa yürüdüm emin adımlarla...Buz dolabına yöneldim..Bi bardak su doldurup içtim...