Lost in Lost

3 Şubat 2010 Çarşamba

Ömrümün son 5 yılını esir alan şerrefsiz dizi lost yine gösteren ama elletmeyen bölümleriyle geri döndü. Spoiler filan vermicem zaten uğraşamam şu oldu bu oldu filan diye yazmaya; zaten işin ucunu da iyiden iyiye kaçırdım. Internette bu olaya kafayı ciddi ciddi takıp adanın neredeyse Big Bang’den itibaren olan hikayesini yazan ve teoriler üreten kişiler var ki manitudan kendilerine öncelikle full time bir iş sonralıkla da akıl sağlığı temenni ediyorum. Bu Allahın belası diziden tek temennim uzun sezon arası tatilleri ve bi skime derman olmayan bölümleriyle hayatımdan biran önce çıkması.
İlk bölümünü izlediğim, “aa negzel ada lan Trabzon gibi aynı yemyeşil, dohtor da sağlam parçaymış” dediğim güne nalet olsun!
PiES: Yine de dohtor ciwanım Jack ile aksanına kurban Desmond bebişimi görmek güzel. Burdan kendilerine selam eder; Black Smoke’a da Hendrix’den Purple Haze’i armağan ederim….Namaste!


Reblog this post [with Zemanta]

Fantastik Albümler Silsilesi Vol.2

1 Şubat 2010 Pazartesi


Aslında bu albümü fantastik albümler silsilesinin altında incelemek tamamen yazarın cehaletinden kaynaklanmaktadır.

Efenim Osman İşmen'in kendisine 1978'de yılın aranjörü ödülünü kazandıran iş bu albümü size iftiharla takdim ediyorum.

kısım 1:

1) üsküdar'dan diskoteğe giderken
2) nihavent longa
3) mevlana, kara karadır
4) döktürü süt içtim diskotekte
5) konyalı final

kısım 2:

1) rast disko intro
2) hekimoğlu
3) disko kasap havası
4) azize diskotekte
5) final


Açıkçası nostalji yoksunu bir öküzcan olduğum için paraya kıyıp albümü alamadım ama "döktürü süt içtim diskotekte" nası bir şarkıdır? Bunu öğrenmek için için için yanıyorum sevgili okur.

Bir sonraki boombastic albümde görüşmek üzere..Şen ve esen kalın..

Ergenliğe geri dönüş

28 Ocak 2010 Perşembe

Lenslerimle 12 yıldır süren seviyeli birlikteliğimizi alerji sebebiyle bitirmek zorunda kaldık. Gözlerim 3,50 derece hipermetrop artı astigmat olduğu, kısacası kör oldum için lenssiz, gözlüksüz yaşamam mümkün değil. Hemen mahallemizdeki en yakın gözlükçüye giderekten entellektüel, çok zeki ve bohem imajımı perçinleyeceğini sandığım bir gözlük seçtim. Camlar takıldı filan. Fakat yıllarca gözlük takmaya takmaya unuttuğum bir değişken vardı sevgili okuyucu. Efeem şimdi bu hipermetrop camların ortası kalın oluyor, böylelikle de biraz büyüteç vazifesi görüyor. Yani şu an burnumun üzerinde 2 adet büyüteç taşıyorum. Gözlerim dana gözü gibi oldu. Ayrıca da seçtiğim çerçeve de bokum gibiymiş entel kuntel filan da olamadım.
Halimi gören erkeg arkadaşım kamera karşısında yaklaşık 15 dakika güldü ve ben o an sevgili okur ergenlime geri döndüm. Aniden çevremde bana 4göz diyen, gözlük camlarıma tüküren, gözlüğümü takıp “ohaa körmüşsün kızım sen!..” diyen sivilceli, osbirci sınıf arkadaşlarım belirdi adeta. Yüzümü sınav stresinden basan sivilcelerim, evde devamlı giydiğim depresyon hırkam, ve yıkılan öz güvenimle artık 24 yaşında bir ergendim.
Şimdi nerd imajımı perçinlemek için gidip biraz ders çalışıcam…

Cartel bir numara en büyük…

25 Ocak 2010 Pazartesi


Uzun zaman oldu 90’lar muhabbeti yapmayalı.
Nasıl atladım bilmiyorum ama en mühim adamları unuttum: Cartel. Nasıl bir ilgiyle dinlemişsek sanırım bigün hafızamı filan kaybetsem, her şey silinse bitek bu adamların şarkı sözleri kalabilir.

“Cartel bir numara en büyük cehennemden çıkan çılgın Türk…”

O zamanlan çocuk kafası anlamıyorsun ama şimdiki bokları dinleyince idrak ediyorum adamların aslında ne kadar iyi müzik yaptığını. Türkçe rap nasıl yapılır nasıl yapılmaz konusunda kelimeleri hızlı hızlı söyleyince rap yaptığını sanan kavruklarla, kendini ancak oh yeah maaan! diye ifade edebilen kazmalara hızlandırılmış kurs niteliğinde ilk, tek ve son albümleri dinletilebilir. Bundan yaklaşık olarak 14 sene önce çıkardıkları albümlerinde evdeki ses, çek bi fırt gibi şu anda radyoda madyoda çalınması olay olacak şarkıları dinleniyodu lan bu adamların. Bugünkü rapçilerin miladi takvime göre olan yılbaşında ağaç süslediniz, kötünüze kaçıcak ahirette kelamları ettiği de düşülünce, adamlar baya radikalmiş o zamana göre.
Şimdi kulaklarımızın pası silinsin diye benim için bir sampling mucizesi olan Araba yok isimli şarkılarını linkliyorum buraya. Sanırım sample kısım Deve Kuşu Kabare’nin Galaksi Taksi skecinden alınmış…

Rap e gönül vermiş bi insan deilim ama yine böyle albüm yapsınlar, kıç sallamalı, arabalı, zencili klip çekmesinler alıp dinlerim. Netçede good music is good music..

Respect!

Finaller nedeniyle kapalıyız....

14 Ocak 2010 Perşembe

Fantastik Albümler Silsilesi Vol.1

3 Ocak 2010 Pazar

Artık kınalar çok daha eğlenceli!
Sevgili gelin adayları ömrünüzün bu en helecanlı gününde kınanızı yakarken fon müziği oluşturacak, gecenizi şenlendirecek bu albümü kaçırmayın. Dinleyin, dinletin..

No “yüksek yüksek tepeler”, no Mezdeke konseptli albümdeki şarkılardan/türkülerden birkaçı;

•Göbeği çukur
•Anasına kızına (Nası yani? Oha lan yavaş!)
•Bekar gezelim (Ne alaka lan? Maksat evlenmek değil miydi?)
•Halkalı şeker (Kına gecesinden gerdek gecesine geçiş.)
•Ayakkabı giyerim (Aferin sana. Türküymüş bu..neyse bişey demicem.)

Stoklarımız sınırlıdır!

There is no Ajda Pekkan!

1 Ocak 2010 Cuma

Hürriyet’in akla zarar foto galerilerinde gezerken şu gerçeği fark ettim ki aslında Ajda Pekkan diye bir insan yok! Eski resimleri ve yani resimleri karşılaştırdığınızda ortak nokta bulmanız hemen hemen imkansız. Alakasız insanların resimlerini ardarda koymuşuz gibi bir durum ortaya çıkıyor. Sanırım bazı otoriteler Türk kadınını derinlerde bir yerde yeterince estetik yaptırırsa asla yaşlanmayacağına ve hatta ölmeyeceğine filan inandırmak istiyor. Bu otoriterlere en Kadir İnanır sesimle haykırıyorum ki: Yalan söylüyorsun! Artık Milli Piyango ve Sayısal Loto’nun varlığına inanmadığım gibi Ajda’ya da inanmıyorum.