Reklam, Etik ve Dünyanın En Yüzeysel İnsanı

8 Aralık 2009 Salı

Gerçekten kötü bir niyetim yoktu..

Uslu uslu “Reklam ve Etik” konulu ödevim için Google taraması yapıyordum. Haliyle yasaklanmış, dikkat çekici ya da rahatsız edici bir sürü reklama denk geldim. Yaptığım gayet yüzeysel taramaya dayanarak diyebilirim ki sanırım insanları reklamlarda en çok rahatsız eden konu ırk, cinsiyet ayrımcılığı, çocuk sömürüsü, şiddet gibi unsurlardan ziyade müstehçenlik. Yasaklanan reklamların çok büyük bir kısmına baktığımızda bunların çıplaklık, cinsel ilişkiyi gösteren (andıran da diyebiliriz; porno değil neticede) ya da ima eden içeriklere sahip olduğunu görüyoruz, görüyorum. Gördüm yani..
Herneyse! Bu kadar bilim yeter.. İşte ben tamamen böyle ilmi, fenni konulara odaklanmışken orta yaşlı kadınlara yönelik bakım kremleri tanıtımı yapan bir siteyle karşılaştım. İşte resimde gördüğünüz yavruyu, pardon mankeni de orada buldum. Kendini toplumun huzuru ve refahına adamış bir cop olan (polis demek istemiyorum) mankenimiz; isteyene kelepçesini veriyor, isteyene kahve yapıyor. Etik mi değil mi derseniz bilemem ama birhayli eğlenceli bir site olmuş: http://www.bewareofsideeffects.ca/


Hem dedim ya bu henüz “yüzeysel” bir çalışma…

Çapır

1 Aralık 2009 Salı


Bu kadar zamandır nasıl yazmadım bilmiyorum. Ailemizin en renkli kişisinden bahsedicem.
Annanem..
Ciddi anlamda sayko olan, 85 yaşındaki ananem; boş zamanlarında kendince korkunç hikayeler uydurup bunlara inanmakta, üzerimize saldırmakta, anamıza bacımıza sövmekte, gazetelerden dünya turu fiyatlarına bakmakta ve evden kaçmaktadır…
Bu neşeli kişiliğin son günlerinde hayattan tek dileği bir adet motor sahibi olmaktır.
Ciddiyim abi! Öyle mobilet filan değil Chopper istiyor. TV’de Hell’s Angels’ı görünce heyecanlanıyor, beni yanına çağırıp bu motor kaç paradır, ikramiyeli maaşta alır mıyız bundan bir tane gibi fantastik sorular yöneltiyor. Ben de ikramiyesinin motor amaya yetmeyeceğini, velev ki aldık tuvalete zor giden kendisinin hayatta o motorun üzerine tüneyemeyeceğini anlatmaya çalışıyorum fakat izah edemiyorum.
Biraz anlar gibi olunca zaten motoru bizim yüzümüzden alamadığını, bütün parasını yiyip onu “kuru çulda” yatırdığımızı, Allahın mümkünse belamızı vermesini, evinden siktir olup gitmemizi ve acı çekerek ölmemizi istediğini söylüyor…

Çok seviyorum onu!

İkramiyeyi alıp Madagaskar’a kaçmayı planlıyorum….

Reblog this post [with Zemanta]

Kız üniversiteli abi..

18 Kasım 2009 Çarşamba

5posta da Londra'da call girllük yapan bir üniversiteli hatunun blogunun linki vardı en son. Hatun bi süre çalışıp para biriktirip kazandıklarını eğitime yatırmış. Lan nası oluyor da oluyor böyle şeyler diye bi kaç sayfasını okudum blogun. Oluyomuş basbaya. Sonra derin düşüncelere daldım. Lan ben 3 gün parasız kaldığımda maksimum call center da mı çalışsam die düşünürkene elin Londralısı callgirl oluomuş. Acaip şeyler anlatıyor kız, hiç de gocunmuyo, kader kurbanı triplerine girmio. Benim okuduğum yere kadar da bayaa eğlendiğini farkediyorum bu işten. Sonra bir kaç arena programı görüntüsü geliyor gözümün önüne gizli kameraya yakalanmış bir "kadın taciri" pazarlık yapıyor; müşteri taklidi yapan gazeteci kızın nası olduğunu soruyor. Söyle bir yanıt veriyor kadın taciri: "Kız üniversiteli abi!". Demekki üniversiteli, kültürlü kız fenomeni Avrupa'da da revaçta. Lan ben bu arena yüzünden "tacir" sözcüğünü çok fena bişi sanıyodum. Hatta babamın da bir tacir olduğunu öğrenince çok üzülmüştüm. Puşt gibi bişi zannediyodum taciri. Neyse konumuza dönelim.

Lan üniversite mezunu bi kişi neden niye, nası böyle birşey yapar diye düşünürkene şöle bi cümle okudum:

"At university, I studied a wholly academic humanities subject useless to the world at large. Given the choice of prostitution, temping or copywriting - the occupations in London which seem to be constantly hiring - I opted for this. Eventually."

OB masterı yapmakta olan bi kişi olarak bi an tüylerim ürperdi lan! Konfor alanım sarsıldı.. Sonra geçti...

Biz büyüdük ve kirlendi dünya

15 Kasım 2009 Pazar

Kafama takılan bir mevzuu var. Halley hastası bi insanım ben ama şu anda salonumuzdaki sehpanın üstünde 10'lu paketinde duran ve Halley olduğunu iddia eden cisim kesinlikle 6-7 sene evvel yediğim canımın içisi, bebişim bisküvi değil. Tadı bariz bi şekilde değişmiş, ufalmış, paketini yırttığınızda gelen mükemmel beyaz cıvık materyal (marshmallow) kokusu yok.
Buradan Ülker yetkililerine sesleniyorum. Senelerdir ürünlerinizi sağ sermaye, sol sermaye demeden kaypakça tüketen şerefsizin önde gideni hatta bayrak sallayanı bir kişiyim, Halleyimi geri verin lan! Bu Halley filan değil; iki ısırıkta bitiyor, tadı da bir değişik. Hatta geçende yedim Hanımelleri’de bozmuşunuz. Onları da böl ve yönet politikasıyla önce farklı farklı ambalajlarda sattınız; şimdi de kocaman kocaman yapıp dejenere ettiniz. Eski haline çevirin lan çocuklumun püsküütlerini zaten 3-5 tane modeliniz vardı o zaman onları da bozmayın bakın Eti’nin kakaolu püsküütüne bozdu mu hiç kendini senelerdir aynı lezzette. 58 çeşit Biskrem yapçağınıza 3 tane püsküütü adam gibi yapın.
Burda bir sözüm de Mc Donalts a; sen ki bizim ilk göz ağrımızdın…Yazıklar olsun! Bic Mac mi lan o! Boyuta bak, kıç kadar çok afedersin. Ben kanaryama veririm lan onu yesin diye, adam mı kandırıyosunuz. İsyan ettirdiniz sonunda!
Şimdi adam olun! Bu da Ülker ve Mc’ e verdiğim son ayar olsun.
Daaalın şimdi!

İsmayıl


Allahım,
İsmail YK gibi değişik bir insanı bizim millete reva gördüğün için öncelikle çok teşekkürler.
Her şarkısıyla beni şok eden ve robot olduğuna kanaat getirdiğim bu kişinin yeni albümünden bir şarkıyla sizi başbaşa bırakıyorum....

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/20713/



Zira bunun yapan insan olamaz...

Reblog this post [with Zemanta]
8 Kasım 2009 Pazar

Geçen gün parasızlık yüzünden Küçük Emrah’a bağlamam üzerine sanırım ulu manitu “Cebrail az para göndert şu kazmaya zırlamasın artık” dedi de elime acık pere geçti. İlk önce tabiî ki kontör aldım, sonra bira içtim, yemek yedim sona şarap içtim, yemek yedim. Bu kadar haram prodüksiyona para yatırınca sanırım manitu benden parayı kesebilir. Bu yüzden paramın kalanıyla Malavi’den çocuk evlat edinmeyi düşünüyorum..Sevaptır

70 Kişi Tanıyan İnsan


Feysbuk sayesinde öğrendim ne kadar asosyal bir insan olduğumu. Listesinde 600 adet insan olan kişilere karşılık benim listemde 70 kişi var. 24 yılda 70 adet insan tanıyabilmek başarı mı başarısızlık mı bilemiyorum ama genel olarak nerde çokluk orda bokluk prensibini ilke edinmiş bi kişi olduumdan fena deil bu sayı benim için. Ayrıca da ilkokulda kafama pergel atan ya da ortaokulda yan sıramda osbir çeken kılasmeytimle artık görüşmesekte olur kanımca. Ama yinede

70 az lan...